Gezi Parkı Direnişi 3 Yaşında!

1

Gezi Parkı Direnişi

Takvimler yine mayıs ayının son günlerini gösteriyor. Hafızalara, tarihe geçen bir direnişin hikayesi ise tam da bu mayıs ayının son günlerinde yazılmıştı. Çoluk çocuk, yaşlı genç demeden bir millet, artık isyan bayrağını göndere çekmişti. “Yeter artık” demişti! Toplum üzerindeki baskıya, kısıtlamalara bir isyan bayrağıydı bu. Rant katliamını bir kenara, artık son damla da taşmıştı. Çok güzeldi o günler. Çünkü umudun tükenmeye başladığı günlerde yeniden kan dolaşımı canlanmıştı bu milletin. Umudun hep var olabileceğini, istedikten sonra neler olabileceğini büyük bir gövde gösterisi ile sergilemişti meydanlarda. Taksim ile Gezi Parkı ile alevlenen bu kıvılcım tüm ülkeyi sarmıştı. ‘Bitmedi, teslim alamazsınız’ın mesajıydı bu. Meydanın boş olmadığının, hop dedik biraderin vücut bulmuş hali idi. Güzeldi çocuklar, o günler çok güzeldi. Birbirini hiç tanımayan, yolda görse yüzüne bakmayacak olanların can cana, kan kana, gaz gaza mücadelesiydi. Birbirini hiç bilmeyen insanların birbirlerine gözü kapalı güvenip sırt sırta vermeleriydi. Renklerin omuz omuza geldiği meydandı! Direnişti! Çok şey öğretti Gezi Direnişi bu millete. Medyanın ne kadar haysiyetsizce milleti senelerce nasıl uyuttuğunu gösterdi. Sosyal medyanın gücünü gösterdi. Gerçeği gösterdi! Uyumayın çocuklar, uyumayın. Meydanlar bizim! NİCE GEZİLERE!

2

Bir Cevap Yazın